İşyerinde risk değerlendirmesi nasıl yapılır sorusu, sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı inşa etmek isteyen her işverenin ve iş güvenliği profesyonelinin öncelikli olarak yanıtlaması gereken temel bir konudur. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında yasal bir zorunluluk olan risk değerlendirmesi süreci, sadece cezalardan kaçınmak için değil, çalışanların hayatını korumak ve iş sürekliliğini sağlamak için hayati bir öneme sahiptir. Bu kapsamlı rehberde, tehlikelerin tespit edilmesinden risklerin analiz edilmesine, kontrol tedbirlerinin uygulanmasından sürecin dokümantasyonuna kadar tüm aşamaları adım adım inceleyeceğiz. ISG Kursu olarak, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yaygınlaşması adına bu hayati sürecin detaylarını sizlerle paylaşıyoruz.
Öne çıkanlar
- Risk değerlendirmesi, 6331 sayılı İSG Kanunu'na göre tüm işyerleri için yasal bir zorunluluktur.
- Süreç; tehlikelerin tanımlanması, risklerin analizi, kontrol tedbirlerinin belirlenmesi, dokümantasyon ve yenileme olmak üzere 5 temel adımdan oluşur.
- Risk kontrol adımlarında eliminasyon (ortadan kaldırma) her zaman en öncelikli hedeftir.
- İşyerinin tehlike sınıfına göre risk değerlendirme raporlarının belirli periyotlarla (2, 4 veya 6 yıl) yenilenmesi şarttır.
Risk Değerlendirmesi Nedir ve Neden Yapılır?
İş kazaları ve meslek hastalıklarını önlemenin ilk adımı, tehlikeleri önceden öngörmektir.
Risk değerlendirmesi, işyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşme ihtimallerinin ve olası sonuçlarının analiz edilmesi ve alınacak önlemlere karar verilmesi sürecinin bütünüdür. Amacı, reaktif (olay olduktan sonra müdahale eden) bir yaklaşım yerine proaktif (olay olmadan önce önlem alan) bir yaklaşım sergilemektir.
Bir işyerinde risk değerlendirmesi yapılmasının başlıca üç temel nedeni vardır: yasal zorunluluklar, ahlaki sorumluluklar ve ekonomik faktörler. İş kazaları sadece insan hayatına mal olmakla kalmaz, aynı zamanda üretim kayıplarına, tazminat davalarına ve kurum itibarının zedelenmesine yol açar. Bu nedenle, sürecin doğru yönetilmesi ve yasal mevzuata uygun şekilde belgelendirilmesi, Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden de takip edilebileceği üzere İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin bir gereğidir.
- Çalışanların sağlık ve güvenliğini en üst düzeyde korumak.
- İş kazaları ve meslek hastalıklarını kaynağında önlemek.
- Güvenli bir çalışma kültürü oluşturarak verimliliği artırmak.
- Yasal denetimlerde sorun yaşamamak ve idari para cezalarının önüne geçmek.
Risk Değerlendirmesi Ekibinde Kimler Yer Alır?
Başarılı bir risk analizi tek bir kişinin omuzlarına yüklenemez; çok disiplinli bir ekip işidir.
Mevzuata göre risk değerlendirmesi işverenin sorumluluğundadır. Ancak işveren bu süreci tek başına yürütmez; yasal olarak belirlenmiş bir ekip kurmakla yükümlüdür. Bu ekibin kalbinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi yer alır. İlgili tehlike sınıfına uygun belgeye sahip profesyoneller, örneğin tehlikeli sınıftaki bir işletme için B sınıfı uzmanlık belgesine sahip kişiler, teknik bilgi ve tecrübeleriyle sürece liderlik ederler.
- İşveren veya işveren vekili (Ekibin doğal lideridir).
- İşyerinde görevli iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleri.
- Çalışan temsilcileri.
- İşyerindeki destek elemanları.
- İşyerindeki bütün birimleri temsil edecek şekilde belirlenmiş, yürütülen çalışmaları ve tehlikeleri bilen çalışanlar.
Ekip Çalışmasının Önemi
Saha çalışanlarının ekibe dahil edilmesi, masa başında öngörülemeyen pratik tehlikelerin tespit edilmesinde hayati rol oynar. Çalışanların sürece katılımı olmadan hazırlanan raporlar genellikle eksik kalmaya mahkumdur.
Risk Değerlendirmesi Adımları Nelerdir?
Sistematik bir yaklaşım, hiçbir tehlikenin gözden kaçmamasını sağlar.
İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği, sürecin belirli aşamalar halinde yürütülmesini emreder. Bu aşamalar birbirini takip eden ve sürekli iyileştirme döngüsü (PUKÖ - Planla, Uygula, Kontrol Et, Önlem Al) içinde yer alan adımlardır. Sürecin her bir adımı, uzmanın görev ve sorumlulukları çerçevesinde titizlikle yönetilmeli ve belgelendirilmelidir.
- 1
1. Tehlikelerin Tanımlanması
İşyerinde var olan veya dışarıdan gelebilecek, çalışana veya işyerine zarar verebilecek her türlü potansiyel tehlike kaynağının tespit edilmesidir.
- 2
2. Risklerin Belirlenmesi ve Analizi
Tespit edilen tehlikelerin ne sıklıkla zarara yol açabileceği (olasılık) ve zararın ne boyutta olacağı (şiddet) hesaplanarak risk seviyeleri belirlenir.
- 3
3. Risk Kontrol Adımları
Kabul edilemez seviyedeki riskleri ortadan kaldırmak veya kabul edilebilir seviyeye indirmek için alınacak önlemlerin planlanması ve uygulanmasıdır.
- 4
4. Dokümantasyon
Tüm sürecin yasal formatta yazıya dökülmesi, kayıt altına alınması ve ekip üyeleri tarafından imzalanması aşamasıdır.
- 5
5. Gözden Geçirme ve Yenileme
Belirlenen periyotlarda veya işyerinde meydana gelen önemli değişikliklerde risk değerlendirmesinin güncellenmesidir.

Tehlikeleri Tanımlama Aşamasında Nelere Dikkat Edilmeli?
Tehlikelerin tanımlanması aşaması, risk değerlendirmesi sürecinin temel taşıdır. Yanlış veya eksik tanımlanan bir tehlike, ileride yaşanabilecek bir iş kazasının habercisidir. Bu aşamada işyerinin fiziki koşulları, kullanılan makineler, kimyasal maddeler, çalışma yöntemleri ve hatta çalışanların psikososyal durumları bile göz önünde bulundurulmalıdır.
Veri toplama sürecinde geçmiş iş kazası kayıtları, ramak kala olay formları, periyodik kontrol raporları ve ortam ölçüm sonuçları mutlaka incelenmelidir. Tehlikeler genellikle beş ana başlık altında sınıflandırılır:
Fiziksel Tehlikeler
Gürültü, titreşim, yetersiz aydınlatma, aşırı sıcak veya soğuk ortamlar, radyasyon.
Kimyasal Tehlikeler
Zehirli gazlar, asitler, çözücüler, tozlar ve parlayıcı/patlayıcı maddeler.
Biyolojik Tehlikeler
Virüsler, bakteriler, mantarlar ve enfeksiyon riski taşıyan tıbbi atıklar.
Ergonomik Tehlikeler
Ağır yük kaldırma, tekrarlayan hareketler, yanlış duruş pozisyonları ve ekranlı araçlarla uzun süre çalışma.
Sık Kullanılan Risk Analizi Metodolojileri
Her işyerinin dinamikleri farklıdır; bu nedenle doğru metodolojiyi seçmek kritik bir karardır.
Risk analizi aşamasında tehlikelerin büyüklüğünü matematiksel veya mantıksal bir temele oturtmak için çeşitli yöntemler kullanılır. Seçilecek yöntem işyerinin karmaşıklığına, tehlike sınıfına ve üretim süreçlerine göre değişiklik gösterir. İSG profesyonelleri genellikle kalitatif (nitel) ve kantitatif (nicel) yöntemleri bir arada kullanarak en doğru sonuca ulaşmayı hedefler.
- L Tipi (5x5) Matris Yöntemi: En yaygın kullanılan yöntemdir. Risk = Olasılık x Şiddet formülüyle hesaplanır. Genellikle daha az karmaşık olan, küçük ve orta ölçekli işletmelerde tercih edilir.
- Kinney Metodu: Olasılık ve Şiddet parametrelerine ek olarak Frekans (maruziyet sıklığı) parametresini de işin içine katar. Uzun süreli maruziyetlerin olduğu sanayi tesisleri için idealdir.
- HAZOP (Tehlike ve İşletilebilirlik Analizi): Özellikle kimya endüstrisinde, boru hatları ve karmaşık proseslerin incelenmesinde kullanılan detaylı bir yöntemdir.
- FMEA (Hata Türleri ve Etkileri Analizi): Üretim sektöründe, bir sistemin veya makinenin hangi noktalarda hata verebileceğini ve bu hatanın sonuçlarını analiz etmek için kullanılır.
Hangi yöntem seçilirse seçilsin, önemli olan elde edilen sonuçların uygulanabilir olması ve çalışanların anlayabileceği sadelikte raporlanmasıdır.
Risk Kontrol Hiyerarşisi Nasıl Uygulanır?
Risk seviyesi belirlendikten sonra, kabul edilemez veya dikkate değer riskleri azaltmak için harekete geçilmelidir. Bu aşamada uluslararası kabul görmüş 'Risk Kontrol Hiyerarşisi' uygulanır. Bu hiyerarşi, en etkili yöntemden en az etkili yönteme doğru sıralanmış bir dizi adımı içerir. İSG profesyonelleri, önlemleri belirlerken her zaman listenin en üstündeki seçeneği uygulamaya çalışmalıdır.
- Eliminasyon (Ortadan Kaldırma): Tehlikeyi kaynağında tamamen yok etmektir. Örneğin, tehlikeli bir kimyasalın kullanımını tamamen durdurmak.
- İkame (Yerine Koyma): Tehlikeli olanı, daha az tehlikeli olanla değiştirmektir. Örneğin, zehirli bir çözücü yerine su bazlı bir temizleyici kullanmak.
- Mühendislik Kontrolleri: Tehlikeyi çalışandan izole etmektir. Makine koruyucuları takmak, lokal havalandırma sistemleri kurmak veya gürültü kabinleri inşa etmek bu gruba girer.
- İdari Kontroller: Çalışma sürelerini kısaltmak, uyarı levhaları asmak, rotasyonlu çalışma sistemine geçmek ve çalışanlara temel İSG eğitimi vermek gibi organizasyonel önlemlerdir.
- Kişisel Koruyucu Donanım (KKD): Diğer tüm adımlar uygulandıktan sonra kalan riskler için baret, eldiven, maske veya emniyet kemeri gibi donanımların kullanılmasıdır. KKD her zaman son çaredir.

Risk Değerlendirmesi Ne Zaman Yenilenmelidir?
Risk değerlendirmesi bir kez yapılıp rafa kaldırılacak bir belge değil, yaşayan bir süreçtir.
Mevzuat gereği, risk değerlendirmesi işyerinin tehlike sınıfına göre belirli periyotlarla yenilenmek zorundadır. Ancak bu süreleri beklemeksizin, işyerinde meydana gelen bazı önemli değişiklikler veya olaylar da risk değerlendirmesinin tamamen veya kısmen yenilenmesini gerektirir. Süreçlerin takibi ve atamaların yapılması için ISG-KATIP atama sistemi üzerinden uzman ve hekim sözleşmelerinin güncel tutulması zorunludur.
| Tehlike Sınıfı | Maksimum Geçerlilik Süresi |
|---|---|
| Çok Tehlikeli Sınıf | En geç 2 yılda bir |
| Tehlikeli Sınıf | En geç 4 yılda bir |
| Az Tehlikeli Sınıf | En geç 6 yılda bir |
Tehlike sınıflarına göre risk değerlendirmesi periyodik yenileme süreleri.
Periyodik süreler dışında yenileme gerektiren durumlar şunlardır: işyerinin taşınması veya binalarda değişiklik yapılması, yeni teknoloji veya makinelerin kullanılmaya başlanması, iş kazası veya meslek hastalığı meydana gelmesi, çalışma ortamı ölçümlerinde sınır değerlerin aşıldığının tespit edilmesi.
İSG Uzmanlarının Risk Değerlendirmesindeki Rolü
İş güvenliği uzmanları, risk değerlendirmesi sürecinin teknik danışmanları ve yöneticileridir. Sürecin mevzuata uygun yürütülmesini sağlamak, doğru metodolojiyi seçmek ve ekibi yönlendirmek uzmanların asli görevleri arasındadır. Bu alanda kariyer yapmayı hedefleyenlerin sıklıkla sorduğu iş güvenliği uzmanı nasıl olunur sorusunun yanıtı, alınacak nitelikli eğitimlerde ve GAZIODM tarafından yapılan sınavlarda başarılı olmaktan geçer.
ISG Kursu olarak, iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin yetişmesine büyük önem veriyoruz. İster sektöre yeni adım atacak olun, isterseniz mevcut belgenizi yükseltmek isteyin, risk değerlendirmesi gibi hayati konularda derinlemesine bilgi sahibi olmanız şarttır. Kariyer yolculuğunuzda size rehberlik edecek profesyonel eğitim içeriklerimize ulaşmak için tüm eğitimler sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Güvenli bir gelecek, bilinçli adımlarla başlar.
Sıkça sorulan sorular
Evet, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre, çalışanı olan tüm işyerlerinde tehlike sınıfına ve çalışan sayısına bakılmaksızın risk değerlendirmesi yapılması veya yaptırılması yasal bir zorunluluktur.
İSG Kursu Editör Ekibi
İSG Kursu editör ekibi; iş sağlığı ve güvenliği mevzuatını ve uygulamalarını güncel kaynaklardan takip ederek yazıları hazırlar. Bilgi ve sorularınız için iletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.


